KÜÇÜKKUYU'DA BU DEFA ''MERT''LİK KAZANSIN
Tarih : 2018.11.30  10:04:36
AK Parti Küçükkuyu Belediye Başkan Aday Adayı Halil Zahit Mert ile yaptığımız röportajda, amaçlarını, bazı projelerini ve beldenin ihtiyaçlarını dile getirdi

Doğma-büyüme Küçükkuyu’lu bir işadamı olan Halil Zahit Mert 2019 yerel seçimlerinde belediye başkanlığı için aday adayı olmuş ve bu kararını sosyal medya üzerinden duyurmuştu. Küçükkuyu’lular tarafından memnuniyet ve ilgiyle karşılanan aday adaylığı üzerine Halil Zahit Mert ile bir söyleşi yaptık. Kendisi bize geniş bir zaman ayırarak sorularımızı samimiyetle cevapladı. 

 

Öncelikle; Küçükkuyu'nun yerel yönetimine talip olmaya nasıl karar verdiniz?   

   Sizi bu kararı almaya yönlendiren ne oldu?

Ben birkaç arkadaşımla birlikte, 1993 senesinde MHP belde başkanlığını kurduğumdan beri bu fikir vardı aklımda. 1996'da evlendim, 1998'de işlerimizle alâkalı sorumlulukları paylaştığımız ağabeyim vefat etti ve ben bir müddet siyasi faaliyetlerimi askıya almak mecburiyetinde kaldım. 1999'da MHP yerel seçimleri kaybetti ama ben belediye meclis üyesi oldum. Daha sonra bazı sebeplere binaen MHP'den istifa ettim. Ardından 2004 senesindeki yerel seçimlere Küçükkuyu'nun ilk belediye başkanı olan merhum Cemali Burnaz'la birlikte meclis üyesi olarak katıldım, seçimi Ak Parti kazandı. Ben de DP'den belediye meclis üyesi oldum. 2009'dan sonra siyasetle aktif olarak ilgilenmedim, biraz uzağında kaldım. 2014 senesindeki yerel seçimlerde MHP'ye destek verdim. 2012'de Küçükkuyu Tariş Başkanlığı görevini aldım, halen de devam etmekteyim. Biliyorsunuz Küçükkuyu'da son iki dönemdir yerel yönetim CHP'de. Özellikle son dönemde yapılan bazı uygulamalar Küçükkuyu halkının ve zeytin üreticilerinin ciddi rahatsızlığına sebep oldu, tepkiler yükselmeye başladı. 2017'nin Mayıs ayında, mevcut yerel yönetimin yeni imar plânlarını gördükten sonra artık bu işlere müdahil olmak gerektiğini anladım. Buralarda bilinen bir deyim vardır ''çayın taşı ile çayın kuşunu vurmak'' diye, durum aynen bu şekle dönüşmüştü ve tabii bu durumu Küçükkuyu halkı da artık fark etmişti. Esnaftan, halktan gelen yönlendirmeler, ''bu işi yaparsan sen yaparsın'' şeklindeki ifadeler üzerine bir şekilde yeniden siyasete dönmem gerektiğini düşündüm. Zira; bütün bu olup-bitenler karşısında doğru-düzgün bir muhalefet de yoktu. Çıkıp söyleyecek, anlatacak birileri lâzımdı. Sosyal medya üzerinden tespitlerimi paylaştım ve büyük destek aldım. Bir nevi ''sözcü'' oldum, bunun üzerine muhalif kesimin ibresi de bana döndü. Giderek artan bir motivasyon sonucunda bu kararı verdim. Aktif siyaset içerisinde olduğum gençlik yıllarımda zihnimde olan bu konuyu, içinde bulunduğum olgunluk dönemi içinde yeniden değerlendirerek Küçükkuyu'nun yerel yönetimine buradan yetişmiş birinin talip olmasının yerinde olacağı fikri ile bu kararı uygulamaya koydum. Kararımı açıkladığımdan bu yana büyük bir ilgi ve destek var, şahsıma dair güvenlerini dile getiren, bu vazifeye lâyık olduğumu hâttâ bu kararı vermekte geç bile kaldığımı ifade eden çok kişi var. Beni bu konuda yüreklendiren, destekleyen, tebriklerini ve başarı dileklerini ileten herkese buradan da teşekkür etmek isterim, sağ olsunlar...

 

_ Sizce Küçükkuyu'nun öncelikle halledilmesi gereken meseleleri neler?

 

_ İlk sırada mevcut yönetimin kendi çıkarlarını gözeterek oluşturduğu imar plânı var elbette. Küçükkuyu'nun doğal yapısını tehdit eden bu imar plânı en önemli konu bana göre. Beldemizde turizm tesis alanı olarak belirlenmiş yerler konut inşasına açıldı. Bu eşsiz coğrafyanın en kıymetli doğal varlığı ve geçim kaynağı olan zeytinliklerin talanı beni en fazla üzen konudur. Bundan üç-beş sene evvel zeytinlik olan yerlere gidip bakın, çoğunda artık zeytin ağaçları yerine siteler, villalar var. Zeytinlikler konut alanına çevrildi. Küçükkuyu betonlaştı. Buna bağlı olarak neredeyse iklimi bile değişti. Ben ömrümü dededen-babadan devraldığım gelenekle zeytine adamış biriyim. Zeytinliklerin birer birer yok olup konut alanı haline gelmesine göz yumamam. Zeytincilik, balıkçılık ve turizm beldemizin en önemli kaynaklarıdır. Turizmin getirilerini beldemizin doğal yapısına köstek değil, destek olacak şekilde plânlamak ve beklentilerimizi, hedeflerimizi buna göre belirlemek zorundayız. Ayrıca; Küçükkuyu'da bana göre giderek ciddileşen bir otopark problemi var. Bilhassa yazın, turizmin en hareketli olduğu dönemlerde artık bu problem varlığını gösteriyor, bu konudaki ihtiyaç giderek artıyor. Küçükkuyu'nun tarihine, doğal ve kültürel yapısına saygılı bir yerel yönetim anlayışı ile mevcut sorunların halledilebileceğine inanıyorum. Bu da; öyle tepeden bakan, ''her şeyi en iyi ben bilirim''ci, farklı fikirlere kapalı ve muhalif sesleri derhal bastırıp susturmaya yönelik bir  zihniyetle olacak iş değil. Yerel yönetimde sadece partizan anlayışla hareket edilirse başarı sağlanamaz, klasik taraftarlık pratiği içinde yol alabilmek ancak bir yere kadar mümkündür. Sorunların çözümü için daha geniş bir bakış açısı gereklidir. Küçükkuyu'nun sorunlarını en yakından bilenler yaz-kış burada yaşayanlardır, Küçükkuyu'nun halkıdır. İnşallah bütün bu sorunları katı bir fikir birliği anlayışından önce gönül birliği'' içinde çözeceğiz. Bizim gönlümüzde, merkezimizde şahsi ve siyasi çıkarlarımız değil, doğup büyüdüğümüz bu müstesna yer, Küçükkuyu var çünkü...

 

_ Küçükkuyu için şimdiden tasarladığınız projeler mevcut mu? Belediye başkanlığı seçimlerini kazandığınız takdirde, Küçükkuyu'da daha önceki yerel yönetimler tarafından yapılmamış neler olacak?

 

_ Bilhassa Sahil Mahallesi'nde büyük bir ihtiyaç olarak gördüğüm otopark projesi var. Bilhassa yazın beldemize gelen tur otobüslerinin park edilebileceği bir otopark alanı yok. Bugüne kadar böyle bir şey öncelikle düşünülmedi belki ama artık artan turizm potansiyeli, beldemizin popüler oluşu ve giderek daha fazla sayıda kişi tarafından ziyaret edilmesi bu ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Kazdağları bırakın ülkemizi, neredeyse dünyada eşi-benzeri olmayan bir tarihe, doğal yapıya, endemik bitki türlerine ve doğal habitata sahip muazzam bir zenginlik. Kazdağları üzerindeki Adatepe'de, Yeşilyurt'ta çok rağbet gören butik oteller var, sadece deniz turizminin değil, kişisel gelişim ve doğa turizminin de ana merkezlerinden biri bu bölge oldu. Artık Türkiye'de gastronomi turizmi var, insanlar gittikleri yerlerin geleneksel mutfağıyla, doğal ürünleriyle, yeme-içme kültürüyle de ilgileniyor. Beldemiz başta zeytini ve zeytinyağı olmak üzere bu açıdan da çok zengin, yani her bakımdan bir cazibe merkezi. Ancak beldemizde bir turizm meslek okulu yok meselâ, bunu turizmden beslenen ekonomik bir yapı içinde önemli bir eksiklik olarak görüyorum. Küçükkuyu'da halen yaşamakta olan bir kesimin mübadil olarak geldiği Midilli adası ile ekonomik, kültürel ve sanatsal bağların güçlendirilmesi üzerine bazı projelerim var. Küçükkuyu'nun kendine has üretimlerinin, yeme-içme kültürünün öne çıkacağı ve beldeye artı değer ekleyeceği bir ''Yöresel Pazar'' fikrim var. Ayrıca; mevcut kabristanımız artık kapasitesini doldurmuş durumda, yeni bir kabristan alanına ihtiyaç var. Bu konuda da tasarılarım mevcut. Küçükçetmi Köyü'nde çok değerli bir tarihi ve doğal mirasımız var, geçmiş yıllarda çeşitli hastalıkların şifası için kullanılan Afrodit Kaplıcası'nın şimdiye kadar hakettiği değeri görmüş olduğunu söylemek maalesef zor. Bu bölgenin en önemli zenginliklerinden olan jeotermal kaynakların hem sağlık turizminde, hem de enerji kaynağı olarak çok daha etkin şekilde değerlendirilmesi mümkün. Bunun üzerinde düşünüyorum. Belediyenin organize edeceği doğa keşfi, trekking ve fotoğraf turları olmalı çünkü sahip olduğumuz coğrafya gerçekten eşsiz. Sadece denize değil, doğa turizmine de destek vermeliyiz. Kültür-sanat faaliyetleri yüzeysel ve göstermelik olmaktan çıkıp beldemizin geleneklerini yaşatmaya, gelecek nesillere aktarmaya yönelik olarak güçlenmeli. Özellikle mübadil kültürü ve geleneklerinin kaybolup gitmemesi için şimdiye kadar yapılmış olanlardan farklı festival, şenlik ve çalıştaylar projelerim arasında. Küçükkuyu'nun kültürü ile de yükselmesini hedefliyorum. Bunca beton yapının yükseldiği yeter, öyle değil mi? Artık kendi özdeğerlerimizi yükseltme zamanı...

 

_ Küçükkuyu'da tanınan, bilinen bir şahsiyetsiniz. Ayrıca doğma-büyüme buralısınız. Zeytincilik yapıyorsunuz, esnafsınız ve aynı zamanda TARİŞ başkanlığı görevini de yürütüyorsunuz. Rakipleriniz karşısında bunu bir avantaj olarak görüyor musunuz? 

 

_ Evet, tabii ki bu büyük bir avantajdır. Dedem Midilli mübadili, ben Adatepe Köyü'nde doğdum. Küçükkuyu'nun halkını oluşturan çoğu kişi ile aynı ilkokulda okudum, birlikte esnaflık yaptık, yapıyoruz. Acı-tatlı zamanları paylaştık, düğünde-cenazede, yasta-şenlikte hep bir arada olduk. Sokaktaki insanım ben, hiçbir farkım, üstünlüğüm falan yok. Sade bir aile hayatım, kendimce bir yaşantım var. Filizi bilmeyen, melki mantarının, turpotunun tadına yabancı olan, karatavuğu tanımayan kişi Küçükkuyulu değildir derdi eskiler. Küçükkuyu'nun yerel yönetimine bir Küçükkuyulu olarak talip olmak bana göre elbette çok önemli. Beni yetiştiren, bugünlere getiren bu topraklara, bu beldeye büyük bir vefa borcum var. Buradan hareketle; ''Küçükkuyu'yu nasıl biliyorsanız beni de öyle bilin'' diyorum. Bu göreve halkımın güveni ve desteği ile getirilirsem eğer; şimdi olduğum gibi daima ulaşılabilir olacağım, sokaklarda olacağım, Küçükkuyu halkı ile yanyana ve buradaki hayatın içinde olacağım. TARİŞ'teki görevime de aynı şekilde devam edeceğim. Küçükkuyu'ya öyle tepeden bakmayacağım yani, her şekilde bizzat içinde olacağım. Buna dair söz veriyorum. Bu vesile ile benimle birlikte bu yola çıkmış olan diğer aday adaylarına da başarılar diliyorum ve son olarak diyorum ki: Küçükkuyu'da  ''mert''lik kazansın... 

 

(Halil Zahit Mert/ 13.01.1965 Küçükkuyu doğumlu, evli, 2 oğul babası, halen Küçükkuyu Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi/TARİŞ başkanlığı görevini yürütüyor. 2019 yerel seçimlerinde Ak Parti Küçükkuyu belediye başkanlığı aday adayıdır.)

488 kez okundu
Diğer Yerel Haberler Haberleri