Uğur TARIMAN
TEL TEL - 12 MART
Tarih : 2018.03.12  10:14:26

İÇME SUYU İHALESİ… AKÇAY  İÇME SUYU İNŞAATI YAPIM İŞİ

Büyükşehir Belediyesi’nin  Edip UĞUR  döneminde ihalesi yapılan, Akçay İÇME suyu ihalesi kapsamında geçtiğimiz yaz döneminden beri devam edilmekte. Son 15 gün içerisinde Akçay girişinden itibaren bağlı sokaklar dahil her yer kazılmaya ve boru döşeme işleri yapılmakta…

İÇME SUYU…

Bu işin Yüklenici firması….;  ESEN İNŞAAT .TAAH. ve  SAN.TİC. LTD.ŞTİ

Sözleşme   tarihi :………30/09/2016

İşe Başlama tarihi …..;  13/10/ 2016

İşin bitim tarihi……..: 17/11/2017

Sözleşme BEDELİ…..8.010.225.00  TL

Denetim……Balıkesir  Su ve Kanalizasyon idaresi.

Bu işin  FİNANSMANINA İLBANK  A.Ş. tarafından  katkı sağlanmaktadır. (Türkiye’nin yapıcı gücü)

Bu bilgiler, KIZILKEÇİLİ SAPAĞINDA  bulunan tabelada  yazmakta…

Günlerden, 10 MART 2018…

Ayrıca, Yenimahalle tarafına geçtiğimiz yaz aylarında boru döşeme işlemi bitti ama evlere bağlantıları yapılmadı. Her ev kendimi bağlantıyı yapacak? Bu insanlara bugünkü hayat şartlarında bir yük değil mi?

Ve de ayrıca, Akçay da her binanın  elektrikle çalışan su motoru var. Bu motor iptal mi olacak, bu maddi zararı halk neden ödemeye mahkum edilecek?

Yukarıdaki tabeladaki verilere bakılırsa arada büyük tarih farkı var. Teslim tarihi 17/11/2017 yazıyor. Bu rötar yüklenici firmadan mı kaynaklanıyor yoksa Büyükşehir’in hatalı tespitinden mi?

Akçay sanki hayatını susuz yaz filmi gibi yaşamış bir belde. Giriş tabelasında SU VE TATİL BELDESİ yazan bir yerleşim   yeri…

Güre’nin, kanalizasyon bağlantısı bu para ile yapılamaz mıydı? Öncelik kanalizasyonu olmayan, bir tatil beldesi mi? Suyu olan yere içme suyu döşemek mi öncelikli?

Yukarıdaki sözleşme bedeline, cadde ve sokaklara yeniden döşenecek taşların bedelleri dahil mi?

Böyle bir girişimi  CHP’li belediye yapsa, tefe konur muydu? Konmaz mıydı?

Dönülmez akşamın ufkundayız şarkısını söyleyelim bari!!!

*******

8 MART 2018  HÜRRİYET Gazetesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir açıklaması  “İLAHİYATÇI TALİMATI”  başlılığı ile yayınlandı. Ve sonunda Sayın Erdoğan’ı da isyan ettirdiler.

Bu haberi aynen paylaşıyorum, noktası   virgülüne dokunmadan.

“İLAHİYAT  TALİMATI

Sosyal  Doku Vakfı Başkanı ve İlahiyatçı  Nurettin Yıldız‘ın – yatak, yorgan, battaniye cinsel dürtüleri rahatsız eden yapıda olmamalı, asansörde halvet gibi sözleriyle başlayan tartışma  AK Parti’nin MYK  toplantısında da gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Başbakan Yardımcısı Bekir BOZDAĞ’a talimat vererek  DİYANET  İŞLERİ BAŞKANLIĞI ve DİN İŞLERİ  YÜKSEK KURULU’NUN, konuyla  bizzat ilgilenmesini isteyen Erdoğan, Diyanet bünyesinde görev  yapan  ilahiyatçılar ve Üniversite deki İlahiyatçılar  daha cesur olsun, gerçek sarih din anlayışını onlar anlatsın” dedi.

Her ne kadar geç kalınan bir talimat ise de, kendisinden beklenen bir çıkış idi ve ben şahsım adına ALLAH RAZI OLSUN diyorum.

Bu konuyu aylardır yazıyorum.

Mesela  27 ŞUBAT 2018 Salı günü  bu konuda yazdığım yazıdan bir bölümünü paylaşmak istedim.

“MECZUPLAR NE ZAMAN SUSTURULACAK? Yetti de arttı bile. Her gün bir tanesi çıkıp boktan ifadeler kullanarak CEHALETLE yaşayanları saflarına çekme yarışına girdiler. Biri çıktı, - elimi öpen cennetliktir-

Kadın  bisiklete binemez falan.

  • · Erkek çocuğu öpmek bademlemedir  -Annesinin dizinden tahrik olunur-  Bu ve buna benzer onlarca saçma sapan dinimizi linç eden çirkinlikleri kim susturacak?

DİYANET… ADALET BAKANLIĞI-içişleri bakanlığı- İLAHİYAT FAKÜLTESİ Prof’ları… Tık yok

Diyanet, kaç yıldır bu durum ortada iken, sinsi sinsi  bugünlere gelen bu yobazlar susturulmadığı takdirde toplum salya sümüklü bu soytarıların ellerine geçecek. Dinimiz böyle saçma sapan meczuplara  konuşma hakkı vermediği gibi TARİKAT-CEMAAT diye bir tanım koymamıştır.”

Evet bu ve buna benzer kaç yazı yazdığımı hatırlamıyorum, arşivime bakmam gerekir.

Sayın Erdoğan’a gelene kadar kaç makam bu konuda hassasiyet göstermesi gerekirdi. Sokakta halk Beştepe’nin izni olmadan kimse  harekete geçemez, algısını AKP  yenmelidir… Sayın Erdoğan  inşallah bu konudaki hassasiyetinin arkasında durur ve takipçisi olur… En büyük zararı kutsal Dinimiz görmektedir…

********

TUNCAY KILIÇ’TAN BİR MESAJ ALDIM… Rötar yaptığım için bağışlasın. Gönderdiği mesajı aynen aktarıyorum.

“ Çıkrıkçı yolundaki 4000 metre karelik Belediye serası yıllarca fidan üretti. Artezyen açıldı. Su çıktı. Bu olmadan fidan üretilemezdi. Siz hiç orayı gördünüz mü? Şimdi harabe gibi hiç fidan üretilmiyor. Yıllar önce bizden kalan fidanlar var. BOSTON’dan Amerikan  meşesi tohumlarını Türkiyede ilk ben getirttim. Fidan üretildi. Almanya’dan servi meşe tohumlarını yine biz getirdik orada üretildi. Evde hurma ve  meyve  çekirdeklerini yıllarca çöpe atmadık. Orada fidana dönüştü. Şimdi gidin   ve görün”.

Sayın Kılıç benim bu fidanlık için yazdığım sadece orada bir kuyu benzeri gibi kazı yapıldığını neden kazıldığını sorduğum bir yazı idi. Sizin döneminize ait bir konu değildi yani… İlginize teşekkür ederim.

******

KADINLAR GÜNÜ VE SAYIN Emine  ERDOĞAN… Sadece takvimlerde yazan günlerde bazı önemli konuları anmak ve söylemlerde ulunmak vazgeçilmezimiz oldu.

8 Mart Dünya kadınlar günü nedeniyle bir konuşma yapan EMİNE  ERDOĞAN, “Kadınların olmadığı bir siyaset, ekonomi, bürokrasi eksik kalır. Kadınların var olmadığı bir demokrasi mücadelesi başarıya ulaşamaz” dedi…

Fikir ve görüş çok güzel… Ancak kadınlara yönelik saldırıların başında, “kadın çalışamaz, kadın evinden dışarı çıkamaz” gibi safsataları susturabilecek bir yönetim tarzını  acilen uygulamaya koymak da devlet yönetiminin başlıca görevidir… Kadını aşağılayan, köle gibi, bir mal gibi gören kara mizah tipleri ayıklamak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin başlıca görevlerinin başında gelir…

Bu gibi tipleri susturmak adına sayın Erdoğan startı verdi…

 

********

ERTAL  KÜÇÜKASLAN. İnşaat müteahhidi… Havran   Sarnıç  Köyündeki Atatürk büstünü restore ederek çevre düzenlemesini de yaptı… Atatürk sevdalısı olan dostum yüreği gani dostumu kutluyorum.

Herkes işin ucundan tutsa hizmettir…

*******

İKİ YÜZLÜ SÖZDE SÜPER GÜÇLER… Adıyla  sanıyla  orta yerde bu büyüklüklerinin arkasında saklanan iki Süper güç. Bunları büyüten kendi zekaları, kendi güçleri değil, tembellikten k…larını silmeye üşenen Ortadoğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere tembel ülkelerdir…

Şimdi iki yüzlülüklerini aşikar olarak uygulamaktalar.

Bu iki yüzlü iki devlet olmasa, ESAD  bugün kadar ayakta durabilir miydi? Tavşana kaç, tazıya tut hesabı…

Türkiye ile kardeşiz, müttefikiz diyerek arkamızdan vurma hareketlerini tüm dünya biliyor. Biz de artık inandık… Yaşadık. Yaşamaya devam ediyoruz…

*******

DÜŞÜNCENİN BİTTİĞİ YER

“Sözde ilahiyatçılara itibar edilmesin”

By. Diyanetin başı

Bizden not:  Argoda bir söz vardır. UYAN BALIĞA GİDELİM.

……………………………………………

ÇÜŞ

Van’da, onlarca erkek çocuğa istismar eden öğretmen.

Her gün, sapık furyası ile karşı karşıyayız. Hala bir yasa çıkacak.

Koskoca Adalet Bakanlığı, koskoca devlet, bir suça monte edilecek

Yasayı çıkartamıyor. Gülünç durum.

 ………………………………………………………..

BÜYÜTEÇ

Akçay’a gidecek olan sürücüler yanlarına kılavuz alsınlar.

…………………………………………………….

KULAĞINIZDA KÜPE OLSUN

Berrak bir gönülden

Kirli su akmaz

Güzel bir ruhtan

Kötü söz çıkmaz

Şems-i Tebrizi

 

175 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları