Tm Yazarlar
TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ BÖLGE TOPLANTISI MUDANYA'DA YAPILDI

TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ BÖLGE TOPLANTISI MUDANYA'DA YAPILDI
Türkiye’de ilk olarak Mudanya Belediyesi tarafından hazırlanan Tirilye Kentsel Tasarım Rehberi’nin model alındığı Tarihi Kentler Birliği Bölge Toplantısı Mudanya'da yapıldı.
Mudanya Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, birlik üyesi Edremit Belediyesi, Başkan yardımcısı Ahmet Elman'ın başkanlığında bir heyet ile katıldı.
"Tarihi Kentler Birliği’nin 2020 yılı Bölge toplantısı ve Tirilye Çalıştayı" iki gün süren toplantılarda; uzmanlar ve akademisyenler Mudanya’nın tarihi ve geleceğine yönelik önemli sunumlar yaptı. Tarihi Kentler Birliği Mudanya Bölge Toplantısı “Tarih İçinde Mudanya” paneliyle noktalandı. 
ÇEKÜL (Çevre - Kültür) Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu’nun yönettiği panelde Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin Mudanya’nın arkeolojik mirasını, Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Mudanya’yı, Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu ise tarihi kentlerde UNESCO sürecini ve alan yönetimini anlattı.
Panele, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Sarıyer Belediye Başkanı TKB Encümen Üyesi Şükrü Genç, Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Sezer Cihan ile tarihi kentlere üye belediyelerin başkan, teknik ekipleri ve akademisyenler katıldı.
Toplantının kapanış konuşmasını yapan Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, Mudanya’yı koruyarak geleceğe taşıma noktasında verdikleri mücadeleyi destekleyen ÇEKÜL (Çevre - Kültür) Vakfı ve Tarihi Kentler Birliği’ne teşekkür etti. Myrleia’dan günümüzde birçok güzelliklerin yaşandığı bir kent olan Mudanya’nın tarihi, doğal ve kültürel kimliğini dünyaya tanıtacaklarını belirterek, “Mudanya tüm değerleriyle yaşayan bir kent olacak” diye konuştu.  
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖNEMLİ BİR ADIM
Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girebilmeyi hedefleyen Mudanya ve tarihi kentlere yol haritası olabilecek bilgiler verdi. Mudanya’yı tüm tarihi ve kültürel birikimleriyle geleceğe taşıma hayalinin iyi formüle edilip bir eylem planı haline getirilmesi gerektiğini kaydeden Dostoğlu, “Mudanya’da koruma kullanma dengesine önem vermek, bu konuda farkındalık yaratmak, ulaşılabilir olmak, herkes tarafından tanınabilir olmak, afetlere hazırlıklı olmak ve kent kimliğinin öne çıkarılması çok önemli. Kültür ve tarihi miras, kent kimliğinin temeli, kentlerin devamlılığının ön koşulu. Markalama stratejileri, sürdürülebilirlik hedefi taşıyan bir kültür turizmi politikası önemli bir adım olacaktır” ifadelerini kullandı.
TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ NEDİR VE NASIL KURULDU? 
Türkiye’de kültürel miras bilinci ve korumacılığın geçmişi 70’li yıllara uzanır. Uzun yıllar aydınlar, akademisyenler ve gönüllü uzmanların özverili çabalarıyla küçük adımlarla gelişen tarihsel çevreyi koruma ve yaşatma çabası, 90’lı yıllardan sonra STK’ların girişimleriyle bir ölçüde ivme kazanmış, bir birikim sağlanmıştır. 2000 yılına girerken Avrupa Konseyi’nin başlattığı “Avrupa Bir Ortak Miras” kampanyası ise bu çabaları tetikleyecek, yaygınlaşmanın yolunu açan gelişmeleri başlatacaktır.
Kampanyanın projelerinden biri de, “tarihi kentler arasında kültürel miras alanında işbirliğinin geliştirilmesini öngören bir birliğin kurulması” olmuştur. 7-8 Ekim 1999 tarihinde Strasbourg kentinde kuruluş toplantısını yapan Avrupa Tarihi Kentler Birliği’ne Türkiye de davet edilir. Toplantıya gözlemci üye olarak katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Tarihi Kentler Birliği’nin kuruluş çalışmalarını başlatacak ve yürütücülüğünü üstlenecektir. İçişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, ÇEKÜL Vakfı ve Mimarlar Odası’nın katkılarıyla tamamlanan kuruluş aşamasında Dışişleri, Orman ve Milli Eğitim Bakanlıkları ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Arkeoloji ve Arkeologlar Derneği ve Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği de TKB’nin yanında yer almıştır. 22 Temmuz 2000’de Bursa’da, 52 tarihi kent belediyesi tarafından kabul edilen birlik tüzüğü ve yayınlanan “Kuruluş Bildirgesi”yle kurulan Tarihi Kentler Birliği, 2001 yılında da Avrupa Tarihi Kentler Birliği’nin 12. üyesi oldu.
TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ NELER GERÇEKLEŞTİRDİ?
Kurulduğu günden bu yana Tarihi Kentler Birliği, tarihi kent dokularının ve kentsel-kültürel mirasın korunması amacıyla üye belediyeler arasında işbirliği ve deneyim alışverişi sağladı. Belediyecilik, koruma, kültür, çevre, imar ve tarihi kent konularıyla ilgili bilgi, belge, mevzuat, kaynak ve eğitime dönük çalışmalar yaptı. Eğitim seminerleriyle üyelerinin proje yapma ve uygulama yeteneklerini geliştirdi. Üye aidatlarından sağlanan geliri, hibe programlarıyla yine üyeleri arasında dağıtarak koruma projelerine mali destek sağladı. 2000 yılından sonra gerçekleşen yasal düzenlemelerde aktif bir rol üstlenerek olumlu sonuçlar alınmasında etkili oldu. Tarihi ve kültürel varlıkların onarımına yönelik kaynak yaratılması, yerel yönetimlerin ihtiyaç duyduğu plan ve proje kurulları olan KUDEB’lerin oluşturulmasına yönelik büyük kazanımlara önayak oldu.
MİSYON : Yerel yönetimler ile meslek ve sivil toplum örgütlerini bir araya getirerek kentlerimizin tarihsel, kültürel ve doğal dokusunun korunmasını ve tanıtımını sağlamak.
VİZYON : Medeniyetlerin buluşma noktasında yer alan Ülkemizin tarihsel, kültürel ve doğal dokusunu koruyup gelecek nesillere aktarmak.
SOMUT SONUÇLAR :
Tarihi Kentler Birliği 2000-2004 yılları arasında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser, 2004-2011 yılları arasında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, 2011-2014 yılları arasında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey ve 2014 yılından itibaren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ın önderliğinde korumanın yerelden başlayarak ülke bütününe ulaşmasının somut bir örneği oldu.
Birlik üyesi kentlerde son yıllarda ortaya konulan somut sonuçlar, Tarihi Kentler Birliği’nin on yılda gerçekleştirdiği değişimi açık bir biçimde gözler önüne seriyor. Yerel yöneticiler artık kentlerine farklı bir gözle bakıyor, kentin tarihi mirasını güncel yaşamın gerekleriyle bağdaştıran bütüncül bir yaklaşım sergiliyorlar, bu anlayışı giderek komşu kentler ve hatta sınır ötesi yerleşmelerle paylaşarak, havza boyutunda kültür öncelikli bir kalkınmanın önünü açmaya çalışıyorlar. Kentlerindeki her türlü somut ve somut olmayan kültür değerlerini koruyarak ve kentlinin yaşamına dahil ederek kent kimliğinin üstündeki perdeyi aralıyorlar.
Cumhur Dokur  20.09.2020  
Mudanya - BURSA 

23 Eylül 2020 Çarşamba

CİĞERLERİMİZ YANDI…

Orman yangınları olduğu zaman, gerek ulusal yayında, gerekse yerel  yayında aynı manşet atılır ve yanan ciğerlerimiz fenomen olur.

Son on yılda kaç bin metrekare ciğer yandı, hesabını bilen var ama sadece tahmini. İşine gelen, geldiğince bir rakam atar ortaya. Bu yanan binlerce, hatta milyonlarca metrekare  orman ürünlerini yakanlardan  yakalananların sayısı ise bir elin parmakları kadardır. Ceza alanların nasıl bir ceza aldıkları meçhule kalkan gemi gibidir…

Son, AYVALIK’ta yandı ciğerlerimiz. Belediye Başkanı Mesut Ergin’in isyanı dün manşet oldu. “RANTÇILARA TESLİM ETMEYİZ”. Keşke öyle olsa sayın Ergin, keşke öyle olsa… Emir büyük yerden geliyor. Çok sıcak, çok yapıcı bir emirdir bu “Bu bölgeyi  turizme açacağız, örnek bir  bölge yapacağız” derler. Ve bir tanışa verilir bölge, o tanış vurur kepçeyi sen sağ, ben selamet.

Yıktın perdeyi eyledin viran hesabı, perde kalkar bir bakmışın kocaman tabela asılmış falan felan TURİSTİK TESİSLERİ…

Kanal İstanbul hikayesinde, pazartesi akşamı ana haber bültenlerinde, “kanala hayır” diyen kadınlı erkekli insanlar sadece minik pankartlarla bölgeye gitmek istediler, İstanbul valisi “NAYIR BU BÖLGEYE GİREMEZSİNİZ” dedi ve  polis - jandarma gönderdi… Bu insanların seyahat haklarına bile yasak koymaktır. Bu ülkenin toprakları her vatandaşın gezip, tozacağı, çatır çatır vergi vererek vatandaşlık görevlerini yerine getirmiş olmalarına rağmen yasak… Bu insanlar terörist değil. Bu insanlar, düşman ülke insanı değil. Bu insanlar fikir ve ifade özgürlüklerini kullanma hakları için oradalar…

Yani uzun lafın kısası sayın ERGİN, “RANTÇILARA TESLİM ETMEYİZ” cümleniz hoş ama, uygulanabilecek bir  karşılığı olmayan söz… Hem sayın ERGİN, konu Ayvalık olunca iş daha da başka boyutlara gider. Malum,  paranın gözü AYVALIK’ta… Göze batan bir cennet… Çökerler valla ben demiş olayım. Demedi demeyin…

*******

İSMAİL AYNUR

Eski Altınoluk belde belediye Başkanı… Çok kullanılan  ve yaşamımıza damga vuran bir sözcük vardır.

Meyve veren ağaç taşlanır”…

Bıraktığı eserleri yazmaya gerek bile yok. Ürün ortada. Sadece ANFİ TİYATRO  SEZONDA PARA BASAN BİR ESER… Altınoluk çöplüğünün üzerini bile kapatarak park yaptı. Yeter mi?  Sağdan say… Çamur at izi kalsın derler. Atılan ya da atanın eline yapışır o çamur… Fazla lafa gerek yok. Kısa kes Aydın havası olsun. Çamur atan önce aynaya bakacak…

*********

FİLYASYON

Gorona  isimli teröristten en iyi biz korunuyoruz demiş, Bakan KOCA. Demek istemiş bendeniz cennet mekan kuşu  terörist diye yazdım. Testi + çıkanları evlere salıyoruz, orta yerde geziyorlar hatta işlerine güçlerine devam ediyorlar. Bunların ellerinde POMPALI  yok ama pompalıya en büyük bir rakip  bu  GORONA örgütü. Nasıl  FİLYASYONDA  en iyi biz oluyoruz anlamış değilim… Argoda bir söz var “ATMASYON”

********

CEKETİ  GİY VE ÇIK

Ajda Pekkan’ın HİT yaptığı bir şarkı vardı “istenmiyorsun artık, arkanı dön ve çık” Türkiye’de belediye başkanlık sistemi  aynen böyle. Bir dönem başkanlık yapan sonraki  seçimde kaybedince, ceketini alıp çıkar gider…

Bu konuda yıllardır yazdım. Kaybeden, hesap vermeden il ya da ilçeyi terk etmemeli. Meclis üyeleri dahil İBRA EDİLMELİLER  diye. Defalarca yazdım. EDİP UĞUR  kaç para borç bıraktı? KAFAOĞLU  kaç para borç bıraktı diye hiçbir yerden kesin rakam açıklanmadı. Balıkesir’i bir CHP’li aday kazansaydı bu açıklanırdı. Mansur Başkan tek tek çıkartıyor. Açıklıyor. AKP kanadında  mangal külü serpilip kapanıyor…

Mesela Balıkesir EKSPRES gazetesinin 22 Eylül tarihle baş sayfasında Manşet haber şöyleydi “SIRITA SIRITA SOYMUŞLAR” Herhalde ellerinde belge var ki bu kadar açık seçik bir manşet yapmışlar. Bu haberi burada geçmemin sebebi yukarıda yazdığım konu ile çakıştığı için. Aradan sular, dereler, çaylar akmış bugün  haber oluyor. Demem o  işte. Kaybeden kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun CEKETİNİ GİYİP  gitmemeli. İBRA  edilsin sonra vedalaşılsın. Mesela belde belediyeleri kapandığı zaman ufacık beldelerin kaç para borcu İLÇE belediyesine devir ettiklerini hepimiz biliyoruz. Gibi...

********

NE EKSİĞİN VAR?

Sağlığımızdan sorumlu  değerli bakanımız  İZMİR, İl Sağlık müdürü brifing verirken, sözünü kesmiş ve “ne eksiğin var, eksik var mı?” demiş… Eksik,+ lilerin sokağa salınması.+ lerin hastaneden sonucu aldıktan sonra toplu taşıma aracıyla evlerine gitmeleri… Gibi gibi konular eksik değil mi sayın bakan?

Bir de hemen tanı konuyor, demiş. İşte bu tanı ile salıverilenler. Bu salıverilme Adalet sistemimizde de var. Hakim tanıyı koyup salıveriyor, sonra toplumdan tepki görünce Savcı itiraz edip, koğuşa alınıyor!

*******

SEÇİM KOKUSU

Bu koku eyi kokudur. Ama eyi koklamak  gerekir. Ortada fol yok yumurta yok ama  sınıf, sınıf  diye koklamaya başlayanlar  bir takım yatırımlar parasal olarak değil, kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi misali  yavaş yavaş sırnaşmaya başlarlar. Ee ne de olsa akmasa damlar misali şirin gözükmeler falan felan… Seçim tarihi kesinlik kazandığı andan itibaren yaydan çıkmış ok gibi orta yere fırlarlar…

Vekilliğe soyunanlar cabası. Pehlivan yenilgiye doymazmış. Şimdiden şirin gözüküp her gün orta yerde gezinenleri bile elde tutmak için girdi sağlar değil mi ya. Elde tut kaçmasın…

Vekil… Bugün  hiçbir yetki ve etkileri olmayan ama namları vekil olanlardan son seçimden bugün kadar kaçı kaç kez kapımızı çaldı? Hiç… Ama sadece fors… Bir tek bu konuda seçim kokusu alanları destekliyorum… AKP  vekillerinden birini tanıyorsam namerdim. Kartvizitlerinde BALIKESİR VEKİLİ YAZIYOR. EDREMİT TANZANYA İLÇESİ Mİ? Eee o halde kartvizitinize  kendi MAHALLENİZİN adını yazdırın. Benim muhtarım bana yeter be kardeşim.

***********

EYY MUHALEFET

“Buraya hemen 200 asker dikerim “ diyen maden şirketinin bu sözünü bir kez ağzınıza almadınız. Ne iş yaparsınız?  Benim Mehmedim ne idüğü belli olmayan bir madencinin neferi değildir diyemediniz. Bu konuda  SOYLU beyden de bir icraat göremedik… Yani ne iktidar, ne muhalefet MEMEDİN  arkasında durmadı, durulmadı. Hepinize yazıklar olsun. Alayınıza yazıklar olsun. Soylu beyden çok okkalı bir icraat bekledim, kenarından bile geçmedi. Ama AYM  başkanına anında görüntü yaptı… ŞEHİT cenazelerinde boy göstermekle “benim  Memedim” demek arasında fark vardır…

********

DÜŞÜNCENİN BİTTİĞİ YER

“Kurt kendi yolunda yürür it ise tasması kimin elindeyse onun yanında yürür”

BY: Başbuğ TÜRKEŞ.

Bizden not: Sanki bugünleri görmüş rahmetli

…………………………………..

ÇÜŞ

Malaklı mı, kangal mı? İKİ vali senin köpeğin benim köpeğim tartışmasına girmişler. Biri Sivas valisi diğeri AKSARAY VALİSİ. İşimiz köpeklere kaldı galiba…

………….

BÜYÜTEÇ

Kuğulu gölet. Vallahi billahi KATI ATIK MERKEZİ OLDU. İnşaat atıkları, çöp, vidanjörlerin  dökümleri. Devasa bir alan ölüme terk edildi. BBB BURAYA EL ATSA ve BURASINI  Şehir ormanı gibi bir KORUİLUK yapsa, mini parklar, piknik alanı falan felan. Yazık günahtır be… Hiç mi yüreğiniz sızlamıyor?

………………………………………..

KULAĞINIZDA KÜPE OLSUN

Zalimler ölmedikçe huzur bulmak mümkün değildir.

FACE SÖZÜ