Uður TARIMAN
8 Nisan 2021 Perşembe
Tarih : 2021.04.07  18:45:50

KOD  29…

Sağa bak KOD, sola bak KOD. Önüm arkam sobe KOOOD..!  Hangisini ezberleyeceğimizi  bilemiyoruz. Öğrencilerin sınav  isimlerinden imrendiler şimdi yaşı başı ne olursa olsun hayatımızı KOD  altına aldılar… Hes Kodu bir skandal. Telefonla kod alıyorsun, veriyor X+Y 007  al sana kod. Hasta mısın ustası mısın  kimse bilmiyor. Göster KODUNU  geç. KODUN MU OTURTURUN HESABI.

Neyse  şimdi moda, işyeri KODları. Bunlardan en terbiyesizi, ahlaksızı, iğrenci, cehaleti, Allah korkusundan yoksun olanı KOD  29…

Pandemi  günlerinin yüzümüze sürdüğü  en iğrenç bir kara leke. İş yerleri kapalı falan, işçi çıkartmak yasak ufak ufak cep harçlığından bile  tiksinen  BAZI  İŞVERENLER ! DEMOKRASİLERDE  çareler tükenmez düsturundan yola çıkarak bu KOD 29  denilen formülü pek sevdiler. Nedir bu KOD 29, işten çıkarabilmek için, vicdansızlıkla, terbiyesizlikle, ahlaksızlıkla  işten çıkartmak istediklerinin alınlarına pis bir kara leke sürmek. Yani kısaca “bu elemanı ahlaksız tavırları nedeniyle işten attım” masalı.

Allah korkusundan yoksun bu sözde işverenler bu KOD’a sığınarak GODDUM MU OTURTURUM  diyerek kendi bir melanet zannedip, patronluk taslıyorlar. Bu KOD la işten çıkartılanlar başka  iş yerinde de çalışamaz lekesi ile yaşıyorlar yani  açlığa mahkum edilen insan bunlar. O zaman oy haklarını da alın. Yetiyor mu yüreğiniz oylarını gözden çıkartmak. Benim vatandaşım, benim milletim demekle devlet yönetimi olmaz. Çalışma Bakanı bir bayan var. Bu bayan Bakan alnına kara leke süren  bu  KADINLARIN ARKALARINDA durması gerekirken boynunu büküp, tebessüm etmesini biliyor.

Küçük bir işletmeye girerken bile savcılıktan iyi hal belgesi isteniyor, ama bu alınlarına iftira ile yazılan kara leke yüzünden başka işe giremiyorlar. Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Sonra bu kadınlar sokağa dökülüp haklarını aramak adına slogan atsalar polis başlarına binecek değil mi? Bu sahtekarlıkla işten çıkartılanların çoluğu çocuğu evde hasta ana babaları var mı diye düşünmekten yoksun, yönetim, bu ahlaksız İŞVERENLERİN  tepesine neden binmiyor? ”Getir bakayım bu kara lekenin belgelerini “ diyerek  iftiracı işverenlerin hatırını sormaktan aciz tavır takınıyor. İNSAN HAKLARI  NEDİR BİLİYOR MUSUNUZ? BİLMİYORNSANIZ AÇIP OKUYUN. Ya da bir bilene sorun. Hayvan severler HAYVAN HAKLARI KANUNU HALA MECLİSTE DERT YANIYORLAR. Yahu insan haklarından  yoksun bir tarz, HAYVAN haklarını nasıl düşünsün ki?

Bir ülkede hak aramak insan haklarının en doğal hakkı iken, ellerinde taş, sopa, demir çubuk, silah olmaksızın  hak arayan genç  bir kız talebenin boğazını sıkmakla İNSAN HAKLARINI savunamazsınız. Hak verilmez alınır derler… Ama günümüzde bu hak arayanlar, “asi-terörist-hain” ilan ediliyorlar. O zaman kendi kendini sorgulayacaksın “bu insanlar ne istiyorlar” diye.

Seçim günleri  yaklaştığında ya da kendi  menfaatleri doğrultusunda bir oluşum  vukuunda, “BENİM  MİLLETİM, BENİM VATANDAŞIM” yersen diyorsunuz ama artık halk yemiyor…

*********

MASUNİYET KARİNESİ

Hukukumuzda böyle bir  karine mevcut. 100 de 100 kanıtlanmamış bir suç ile ceza verilemez DER BU KARİNE. Kanıtlanmamış bir suç atılımı ile haklar geri alınamaz… Daha sorguları bitmeden yargılanmadan verilen  haklar geri nasıl alınıyor bilen var mı?  Hukukta reform diye bir müjde verildi ama bu müjdenin henüz  minik bir belirtisi bile ortada yok. Yani eski hamam eski tas.

Bir sohbet toplantısından dönmekte olan iki arkadaş yolu kısaltmak için mezarlıktan geçiyorlarmış.

Kısa bir  an sonrası,  tap-tap tap diye bir ses duymuşlar. Hemen birbirlerinin koluna girip  titremeye başlamışlar. Bir iki adım daha gittikten sonra bakmışlar yaşlı bir adam mezar taşını oyuyor,

-Usta ya ödümüzü koparttın, ne yapıyorsun yahu

-Cahil herifler, adımı yanlış yazmışlar…

Kıssadan hisse…

*********

FETÖ 

Bu ayak artık kokuştu, 10 km’den kokusu duyuluyor. Yetti artık bu pis koku… Amma velakin, bu melanetten kurtulalım derken, başkaları  sıraya girdi gibi geliyor. Onlarca tarikat, cemaat, şıh, mıh türemeye başladı. İçlerinde çok güçleneni var. Sütten ağzımız yandı derken, yoğurdu üfleyerek yiyelim dedik ama, aması var işte…

**********

UYARI…

Karayollarında çeşitli levhalar vardır. 1 km ötede radar. Tehlikeli viraj, kaygan zemin, öküz çıkabilir falan felan gibi onlarca uyarı tabelası. Şehir içinde burada sigara içmek yasaktır yoksa falan felan yasa gereği 10 kuruş ceza… Sağa dönülmez, sola dönülmez levhaları.

Uyarı. Uyarmak devletin görevi yani… Ama bilim adamlarının da uyarıları vardır. Şunu ye, bunu yeme falan… Tee yıllar önce Adana’da bir meşhur kebapçıya gitmiştim “İBRAHİM AĞA’NIN” yeri. İki katlı bu kebapçıda devasa bir tabela vardı. ”BURADA SİYASET KONUŞULMAZ”, Uyarı yani…

İnsanoğlu da birbirlerini uyarırlar… Ana baba evlatlarını uyarırlar. Uyarı insanoğlunun en doğal hakkıdır.

**********

BAKANLAR KURULU

Bir takım isimlerin değişeceği söylenmişti. 4 Mart  2021  Perşembe günü bu köşeden bir not düşmüştüm ”TANSU HANIM NEYE GÖZ KIPRAŞTIRIYOR” diye. Ara sıra yazılı medyada kendini göstermekte, bir iki açılışlarda Erdoğan ile yan yana karelere girmekte falan diye  devam etmiştim.

Valla bekler dururum yen kabineyi. ABDAL’a malum olur derler ya.

************

TERAVİH NAMAZI EVDE KILINACAK

Diyanet fetvasını açıkladı. Corona felan hikayesi yüzünden camilerin LEBALEB  dolması sakıncalıdır denilerek, açıklanan bir fetva. Evde kılacaksınız diye noktayı koydu.

Dağın tepesinde tek başına, RABBİNLE baş başa kalıyor, şefaat  istiyorsan, ibadetin en güzeli bence.

Camiden çıkıp, abuk sabuk konularla eşinle dostunla konuşuyorsan… Ama dağın başında tek başına avuç açıyorsan, etrafında kimse yoksa işte tertemiz ibadet budur. Evinde odaya gir, kapını kapat, rabbinle baş başa kal ve şefaat dile işte ibadet… Göstermelik ibadet olmaz. Aaa, Abdülkerim de camideydi, Mahmut neden gelmedi diyeceksen senin camide işin ne?

**********

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI

Bu gençlere, iade-i itibar  VERİLMELİ… Hemi de  resmen hemi de alenen… ABD’li askerleri dolmabahçede  denize atan,  GO HOME  diye haykıran bu gençler bunu hak ediyorlar. O Amerika hala ülkemiz üzerinde oyunlar oynamakta,  Boğazların savaş gemilerine geçiş izni için bastırmakta, kanal İstanbul için destek vermekte… GO HOME  diyecek  ne Deniz var ne Hüseyin var.

**********

HÜRRİYET

Bu gazetenin kurucusu SEDAT SİMAVİ’nin  kemikleri çatır çatır çatlıyordur. Hükümetin  basın müşavirliğini yürüten bu gazete bugün bambaşka bir hüviyetle yazıp, çiziyor. Abdülkadir SELVİ için geçenlerde, Beştepe’nin İLETİŞİM başkanlığına getirilmesinde hiçbir sakınca yok diye yazmıştım. Kimsenin duymadığı bilmediği, açıklamadığı konuları Abdülkadir SELVİ  aynı gün yazabiliyor…

********

DÜŞÜNCENİN BİTTİĞİG YER

“Edremit Belediyesi, açılış falanlarla günü gün ediyor”

By: Olay gazetesi- TEL TEL

Bizden not:  Valla öyle…

…………………………..

ÇÜŞ

Ajda, “AJİTASYONU sevmem” demiş. Notayı yıllar sonra öğrenen Durul GENCE (DÜNYADA SÜPER BATERİST) diye bilinenin önünde PLAY-BACK  yapmaya kalkınca kafasına davulu yiyen Bugün AJİTASYON 

sevmem diyor…

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

BÜYÜTEÇ

Bu yaz Akçay-Altınkum-Edremit merkez gibi yerlerde AT pisliği ile yamaya devam edecek miyiz?

…………………………………….

KULAĞINIZDA KÜPE OLSUN

Saldım çayıra Mevlam kayıra

ATASÖZÜ

 

130 kez okundu
Yazarn Dier Yazlar